Kürt Şiirinin “Yüreği Kanlı” Sesi: Cegerxwîn (1903-1984)
Asıl adı Şehmus Hasan olan, ancak edebiyat dünyasında Cegerxwîn (veya Cigerxwîn) mahlasıyla tanınan ünlü şair, yazar ve tarihçi; 20. yüzyıl Kürt edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Hayatı boyunca pek çok siyasi çalkantıya tanıklık eden, sürgünler yaşayan ve eserlerinde halkın acılarını işleyen Cegerxwîn, hem klasik medrese eğitimi almış bir alim hem de modern bir şairdir.
Hayatı ve Mücadelesi
1903 yılında Mardin’in (günümüzde Batman’a bağlı Gercüş ilçesi) Hisar (Hesarê) beldesinde dünyaya geldi. I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte, 1914 yılında ailesiyle Suriye’nin Amude şehrine göç etmek zorunda kaldı. Genç yaşlarda çobanlık ve ırgatlık yapan Cegerxwîn, 18 yaşında Diyarbakır’a gelerek medreselerde dini eğitim aldı ve burada Kürt kültürü ve klasik edebiyatla tanıştı.
1925 yılında Şeyh Said İsyanı’na katıldı. İsyanın bastırılmasının ardından Şeyh Said’in oğlu Şeyh Ali Rıza ile birlikte Irak’a (Rewanduz ve Bağdat) gitti. Daha sonra Suriye’ye dönerek Amude’de dini eğitimini tamamladı ve icazet aldı.
1928 yılında Kürtçe şiirler yazmaya başlayan şair, halkının içinde bulunduğu zorlu koşullardan etkilenerek kendine “Yüreği Kanlı/Yaralı” anlamına gelen Cegerxwîn adını seçti ve şiirlerini Hawar dergisinde yayımladı.
Siyasi hayatı oldukça aktif geçen Cegerxwîn; Xoybun örgütü (1937), Suriye Komünist Partisi (1948) ve Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (1957) gibi oluşumlarda yer aldı. 1959 yılında Irak’a geçerek Bağdat Üniversitesi’nde Kurmançça lehçesiyle ders veren ilk öğretmen oldu. Siyasi baskılar nedeniyle 1973’te Lübnan’a, 1979’da ise İsveç’e yerleşti. 22 Ekim 1984 tarihinde Stockholm’de, 81 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi vasiyeti ve sevenlerinin isteği üzerine Kamışlı’ya (Qamışlo) getirilerek defnedildi.
Edebi Kişiliği
Cegerxwîn’in şiir anlayışı, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında toplumcu gerçekçi bir çizgiye evrilmiştir. Şiirlerinde yoksulluğu, işçi ve köylülerin mücadelesini, barışı ve özgürlüğü işlemiştir. Ona göre gerçek özgürlük; sınırların olmadığı, emeğin ve emekçilerin yönettiği bir dünyadadır.
Şair, eserlerinde sadece sömürgecilere değil; halkı sömüren yerel toprak ağalarına, beylere ve dini kendi çıkarları için kullanan şeyhlere de sert eleştiriler yöneltmiştir. “Vatan” ve “Aşk” temaları Cegerxwîn’in şiirlerinde iç içedir. Genellikle şiir kitaplarını (Divanlarını) üç bölüm halinde düzenlemiş; “Vatanseverlik” ve “Sosyal Olaylar” bölümlerinden sonra son bölümü daima “Aşk” temasına ayırmıştır.
Eserleri
Cegerxwîn, ardında şiir, öykü, sözlük ve tarih alanında pek çok eser bırakmıştır. Eserlerinin büyük bir kısmı Roja Nû ve Avesta yayınevleri tarafından yayımlanmıştır.
Şiir Kitapları (Divanlar):
• Prîsk û Pêtî (1945, Şam)
• Sewra Azadî (1954, Şam)
• Kîme Ez? (Biz Kimiz?) (1973, Beyrut),
• Ronak (1980, Stockholm)
• Zend-Avista (1981, Stockholm)
• Şefeq (1982, Stockholm)
• Hêvî (1983, Stockholm)
• Aşîtî (2003, İstanbul)
• Salar û Mîdya (2003, İstanbul)
• Şerefnama Menzûm (2003, İstanbul)
Öyküleri:
• Reşoyê Darê (2008, Diyarbakır)
• Cim û Gulperî (2008, Diyarbakır)
Dil, Kültür ve Tarih Eserleri:
• Destûra Zimanê Kurdî (Kürt Dil Bilgisi) (1961, Bağdat)
• Ferheng (Sözlük, 2 Cilt) (1962, Bağdat)
• Folklora Kurdî (1988, Stockholm)
• Tarîxa Kurdistan (Kürdistan Tarihi) (3 Cilt, ölümünden sonra 1985-1987, Stockholm)
