Kuşların Diliyle Konuşan Sufi Şair: Feqiyê Teyran
Kürt klasik edebiyatının en önemli temsilcilerinden biri olan Feqiyê Teyran, 16. ve 17. yüzyıllarda yaşamış büyük bir mutasavvıf, şair ve halk edebiyatçısıdır. Hem klasik şiir geleneğini hem de halk hikâyelerini eserlerinde harmanlayan şair, doğa sevgisi, ilahi aşk ve sade anlatımıyla yüzyılları aşan bir miras bırakmıştır.
Hayatı ve İsminin Sırrı
Asıl adı Muhammed b. Abdullah el-Mıksî olan şairin doğum tarihi hakkında farklı görüşler bulunmakla birlikte, kaynaklarda genellikle 1561 veya 1590 yılları işaret edilmektedir,,. Van’ın Bahçesaray (Müküs) ilçesinde, muhtemelen Kartal (Verezor) köyünde dünyaya gelmiştir,. Babasının adı Abdullah olup, bazı kaynaklar onun “Mir” (bey) ailesinden geldiğini öne sürse de şiirlerindeki ifadeler daha mütevazı bir aileden geldiğini düşündürmektedir.
Şair, en çok Feqiyê Teyran mahlasıyla tanınır. “Feqî” kelimesi talebe/öğrenci anlamına gelirken, “Teyr” kuş demektir; bu ismin Ferîdüddîn-i Attâr’ın ünlü eseri Mantıku’t-Tayr (Kuşların Dili) kitabından esinlenilerek “Kuşların Fakihi” veya “Kuşların Diliyle Konuşan Öğrenci” manasında kullanıldığı belirtilir,. Kendisi ayrıca şiirlerinde “Mîm û Hê”, “Mîr Mihê” ve gezgin yaşam tarzı nedeniyle “Feqîyê Gerok” (Gezgin Fakih) mahlaslarını da kullanmıştır.
Eğitimine Müküs’te başlayan Feqiyê Teyran, daha sonra Cizre, Hizan ve Finik gibi dönemin önemli ilim merkezlerinde medrese eğitimi almıştır,. Cizre’de bulunduğu süre zarfında ünlü şair Melayê Cizîrî ile tanışmış, aralarında hoca-talebe ilişkisi veya derin bir edebi dostluk gelişmiştir. İkilinin birbirlerine yazdıkları manzum mektuplar (Feqî û Mela), Kürt edebiyatının en güzel atışma örneklerinden sayılır,.
Hayatının son dönemlerinde doğduğu topraklara dönen şairin vefat tarihi 1641 veya 1660 olarak tahmin edilmektedir,. Mezarı konusunda halk arasında Bahçesaray’da olduğu inancı yaygın olsa da, 2013 yılında Hizan’ın Şandis (Dayılar) köyünde ona ait olduğu düşünülen bir mezar taşı bulunmuştur.
Edebi Kişiliği ve Sanatı
Feqiyê Teyran, medrese eğitimi alıp Arapça ve Farsça’ya hakim olmasına rağmen eserlerini ağırlıklı olarak sade ve akıcı bir Kürtçe (Kurmanci) ile kaleme almıştır,. Molla olmak yerine şair olmayı tercih etmiş ve bir derviş gibi diy diy dolaşarak eserlerini halka ulaştırmıştır.
Onun sanatının en belirgin özellikleri şunlardır:
• Doğa ve Tasavvuf Sentezi: Şiirlerinde kuşlar, su, gül, bülbül ve mevsimler gibi doğa unsurlarını tasavvufi semboller olarak kullanmıştır,.
• Halk Dili: Klasik divan edebiyatının ağır dili yerine, halkın anlayabileceği didaktik ve lirik bir üslup benimsemiştir,.
• Hikaye Anlatıcılığı: Sadece lirik şiirler değil, manzum hikâyeler ve destanlar yazarak sözlü halk edebiyatı ile yazılı edebiyat arasında bir köprü kurmuştur.
• İlahi Aşk: Eserlerinin merkezinde ilahi aşk, tevhit inancı ve peygamber sevgisi yer alır.
Başlıca Eserleri
Feqiyê Teyran, arkasında hem edebi hem de kültürel açıdan zengin bir miras bırakmıştır. Bilinen en önemli eserleri şunlardır:
1. Hespê Reş (Kara At): Şairin en önemli eserlerinden biri sayılan bu destan, Kürt halkının tarihini, kültürel ve sosyal yapısını yansıtır,.
2. Şêxê Sen’an (Şeyh San’an): Ferîdüddîn Attâr’ın da işlediği, bir şeyhin Ermeni bir kıza olan aşkını ve bu aşk üzerinden yaşadığı manevi sınavı anlatan 362 bentlik manzum bir eserdir.
3. Kela Dimdimê (Dimdim Kalesi): 1610 yılında Safeviler ile Kürtler arasında geçen Dimdim Savaşı’nı konu alan, ulusal direniş ve kahramanlık temalı tarihi bir destandır.
4. Zembîlfiroş: Kürt folklorunda önemli bir yeri olan Zembîlfiroş ile Gulxatûn’un aşk hikâyesinin bilinen ilk yazılı manzum versiyonudur.
5. Divan (Diwanê Feqîyê Teyran): Şairin tasavvufi, felsefi ve didaktik şiirlerinin toplandığı ana eseridir.
6. Bersîsê Abid: Dünyevi aşkla sınanan İsrailoğullarından bir zahidin (Bersis) hikâyesini konu alan tasavvufi bir manzumedir.
7. Diğer Şiirleri: “Ey Avê Av” (Su Kasidesi), “Fesla Bihara Cennetê” ve Melayê Cizîrî ile atışmaları gibi pek çok meşhur şiiri bulunmaktadır,,.
Feqiyê Teyran; ilmi, irfanı ve sanatı birleştirerek oluşturduğu eserleriyle Kürt edebiyatının kurucu isimlerinden biri olmuş ve günümüze kadar etkisini sürdürmüştür.
