Klasik Kürt edebiyatının en önemli şairlerinden ve yazarlarından biri olan Melayê Batê (veya Mela Hesenê Bateyî), özellikle Kürtçe yazdığı Mevlüt eseriyle halk arasında yüzyıllardır yaşayan bir isimdir. Hakkari bölgesinden çıkan bu büyük âlim, hem dini ilimlerdeki derinliği hem de edebi yeteneği ile tanınmaktadır.
Kimdir? İsmi ve Kökeni Hakkındaki Tartışmalar
Melayê Batê, Hicri 820 (Miladi 1417) yılında Hakkari’ye bağlı Bate köyünde dünyaya gelmiştir,. Babasının adı Mistefa’dır,. Koçer bir aileden gelen şair, Ertuşi aşiretine mensuptur,.
Şairin asıl adı hakkında kaynaklarda farklı bilgiler yer almaktadır. Bazı kaynaklar ve İslam Ansiklopedisi adının “Ahmed” olduğunu belirtse de, bölgedeki araştırmacılar ve halktan edinilen bilgiler asıl adının Hasan veya Hüseyin olduğu yönündedir,. Ünlü eseri Mevlüt’ün 1907 yılındaki Osmanlı dönemi baskısında yazarın adı “Hesenul Ertoşi” (Hasan Ertoşi) olarak geçerken, 1992 İstanbul baskısında “Mele Ahmed Batê” ismi kullanılmıştır. Yazar ve araştırmacı Abdulraqib Yusif, Bate ailesiyle yaptığı görüşmeler neticesinde adının “Hüseyin” olduğunu belirtmiştir. Muhtemelen asıl adı Hasan veya Hüseyin olup, Ahmed ismi bir lakap olabilir.
Eğitimi ve İlmi Hayatı
Melayê Batê, “Mela” sıfatından da anlaşılacağı üzere medrese eğitimi almış, feqîlik (öğrencilik) sürecini tamamlayıp 12 ilmi bitirmiş bir âlimdir. İlk eğitimini ağabeyi Mela Ehmed’den almış, ardından Hakkari’deki Zeynel Beg Medresesi’nde eğitimine devam etmiştir.
Tahsil hayatı sırasında birçok medreseyi gezdiği anlaşılan Batê’nin, Mıks’te (Bahçesaray) bulunan Mir Hesen Veli medresesinde de okuduğu sanılmaktadır. Mir Hesen Veli ile aralarında güçlü bir dostluk ve “ahret kardeşliği” olduğu, her yıl 2-3 ay birlikte kaldıkları rivayet edilir.
Trajik Ölümü
Melayê Batê, 1491 yılında vefat etmiştir,. Ölümüyle ilgili anlatılanlar oldukça dramatiktir. Ömrünün son yılında Mir Hesen Veli’ye veda edip köyüne dönerken, kış şartlarının ağırlaşması sonucu Berçela Yaylası yakınlarında kar fırtınasına yakalanmıştır. Yolu kapanan ve bahara kadar mahsur kalan şairin cansız bedeni bir mağarada bulunmuştur. Bulunduğunda kucağında son anlarını anlattığı bir şiirin yazılı olduğu kağıt olduğu rivayet edilir. Mezarı Bate köyündedir.
Edebi Kişiliği ve Şiirleri
Melayê Batê, eserlerinde Kürtçeyi (Kurmanci lehçesi) büyük bir ustalıkla kullanan klasik yazarlardandır,. Şiirlerinde genellikle “Batê” mahlasını kullanmıştır. Eserlerinde dini temalar, Peygamber sevgisi, tasavvuf, aşk ve doğa konularını işlemiştir,.
Şairin özel hayatına dair ipuçlarını da şiirlerinde görmek mümkündür. İki kızı (Asmîn ve Zilfê) ve bir oğlu (Tahir) olduğu bilinen Batê, kızlarının isimlerini şiirlerinde geçirmiş ve onlara olan sevgisini edebi bir dille ifade etmiştir.
Eserleri
Tarihçiler ve edebiyatçılar, Melayê Batê’nin günümüze ulaşan veya bilinen üç temel eseri olduğu konusunda hemfikirdir:
1. Mewlûda Kurmancî (Kürtçe Mevlüt): Şairin en bilinen ve en yaygın eseridir. Hz. Muhammed’in doğumunu kutlamak amacıyla yazılan bu eser, Kurmanci lehçesinde kaleme alınan ilk mevlüt olma özelliğini taşır,. 19 bölümden oluşan eser, Kuzey Kürdistan’da yüzyıllardır Mevlid Kandillerinde, düğünlerde ve hayır işlerinde ezbere okunmaktadır,. Eser ilk kez 1905’te Mısır’da, daha sonra 1907 ve 1919 yıllarında İstanbul’da basılmıştır,.
2. Zembîlfiroş Destanı: Halk arasında çok bilinen Zembîlfiroş hikâyesini destanlaştıran Batê’nin bu eseri, edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir,. Bu eser yıllar sonra Stockholm’de de basılmıştır.
3. Dîwana Batê (Divan): Aleksander Jaba tarafından varlığı ortaya çıkarılan bir Divan’ı olduğu bilinmektedir. Ancak bazı kaynaklar bu eserin günümüze tam olarak ulaşıp ulaşmadığı konusunda farklı bilgiler vermektedir.
Ayrıca şairin “Subh û êvarî” (Qiblegaha Aşiqan) gibi meşhur gazelleri ve Ezidilerin sözlü geleneğine girmiş ahlaki şiirleri de bulunmaktadır,.
